Sabah saatleri sakin ve sessiz hazırlanıyor ve keyifle dersi tamamlıyoruz. Dersin başında yanına oturduğum arkadaşımla toparlanırken sohbet etmeye başlıyoruz. Sakin ve dinginiz, yüzlerimiz yoganın etkisi ile biraz yorgun bakıyor ama sohbetimiz arasında birkaç kelime dikkatimi çekiyor.
İyilik yaptığımda çok karşılığını bulamadım ben diyor arkadaşım…Şaşırıyorum , ağzımdan ama sen karşılık mı bekledin? sözleri dökülüyor. O da fark ediyor ben söyleyince; sadece dilime geleni hemen söylediğimi fark ediyorum ama beynimden ve yüreğimden geçendi tutamıyorum.Yok, yani tabi öyle değil ama çok kazıklar yedim arkadaşım ,iyilik yapıp karşılığını bulamadım ondan dedim diyor biraz mahçup mu oluyor ne, bir tedirginlik hissediyorum sanırım ben söyleyince fark ediyor…
Eğer yapılan bir karşılık bekliyorsa o iyilik değil alışveriş oluyor.Adı üzerinde alışveriş,alma ve karşılığında alma hali..Oysa iyilik içinden gelerek sonrasında ne alır,ne veririm hesabı yapılmadan olabilmeli,ne kazanırım diye düşündün mü işin maddi kısmı söz konusu oluyor.Yapılan iyilik elle tutulur gözle görülür bir somut hale dönüşüveriyor.Somut kavramının içine hesap kitap işleri,alma verme hali,aldığın ile verdiğinin birbirine denk olması hali gibi bir çok durum giriveriyor.İşte o zaman da alan el ile veren el durumu çıkıyor.Oysa biliyoruz ki veren el alan elden kat kat üstün…Ne düşünürsen,ne verirsen olduğu gibi geri geliyor.
İyiyi düşünmek onun için iyi olanın kârı. Bu arada iyilik yapma hali ; yürekten,hiçbir koşula,itelemeye ve kısıtlamaya gerek kalmaksızın yüreğinden gelerek yapılan bir davranış…Bunun için kimse seni zorlamadan elin gidiyorsa cebine ,önünde duran yemeğe veya elindeki kağıda,malzemeye her ne var ise ona,istenen veya gözle istendiğini hissettiğin her ne ise ihtiyaç olunana, gönülden ve hiçbir eksilme hissi duymadan gidiyorsa ve sen bunu yapabiliyorsan işte o iyilik…
Ondan diyor dilim sen karşılık mı bekledin? diye..Beklenerek yapılan iyilik olmadığından belki geriye dönmediğinde kişi hesap kitap işine giriyor karşılığını bulamadığım dediği ,yaptığı alışveriş hali..
İyiliği hissettiğinde zaten ona dönecek mi dönmeyecek mi diye bir hesabı yok ki yapanın sadece ihtiyacı olana,yardım isteyene ulaşma hali onu mutlu eden …Zaten o yaptığı anda güler yüzle,gönülden bir teşekkür ile o ruh rahatlamasına ve manevi hazza erişiyor,sonrası mı?..Belki vakti geldiğinde,ihtiyacı olduğunda kim bilir karşısına çıkacak bir iyilik meleği onu da bulacaktır.Ondan diyorum iyiliği,iyilik olduğunu düşündüğün hiçbir şeyi bekletme,hesap etme,ihtiyaç olduğunu düşündüğün anda ve zamanda ulaştır yerine kimbilir belki bir gün senin de ihtiyacın olur???
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder