KOKUSU BİLE KALMIYOR
Ürkek,iri gözleri var konuşmaya başladığında ne kadar konuşmaya aç olduğunu fark diyorsun.Durmadan anlatıyor Konuşmaya başlamadan önce ise korkar gibi iletişim kurmada.Çekinerek bankonun önüne geliyor acele ile gelmiş,geç kalmış ama bana yardım edin havası var.Bankonun önündeki adam bu yardım ister tavrı geri çevirmiyor.
-Kimliğini bırak sıra numarası vereceğim diyor.
-Hah ben de bu arada tahlillerimi alır gelirim sağolun diyor telaşla kimliğini bırakıp çekiliyor.
Hastahanedeyiz.Herkes ayakta,kalabalık var gelen giden bankonun önü soran,bekleyenlerle dolu.Bankonun gerisindeki adam durumdan memnun herkes ona birşeyler söylüyor o da laf yetiştiriyor,işe yaradığı konusunda çok emin ama olmasa daha düzenli olacakmış gibi sanki herşey.Bilgisayara tuşlara tek tek basarakkayıt yapıyor ama sanki görsen Microsoftta uzman edası var üzerinde.Az sonra doktorun odasına çay getirdiğinde hizmetkar havasına bürünüyor.
Esmer,ürkek iri gözlü kadın az sonra tahlilleri almış geliyor.Kayıt numarası benden sonra ikimiz birde şişman bir kadın oturup sıramızın gelmesini beklemeye başlıyoruz.O zaman konuşmaya nasıl istekli olduğunu anlıyorsun.Önce çantasını kaptırmış,hırsızlık hikayeleri ile başlıyor ardından yalnızlığından.Ailesi ile yaşarken mutluluğunu anlatıyor.Gözlerinde güzel günlerdi o günler,özlüyorum ifadesi var.Önce babasını ardından annesini yitirdiğini anlatıyor.92 yaşında annesinin dinç bir insan olduğunu sağlığına nasıl dikkat ettiğini örnekler ile anlatıyor.
-Yalnız değilsindir,kardeşlerin yok mu ? diyorum.
-Var ama gelmezler ben de gitmem,işleri düşerse arıyorlar ben de görüşmüyorum,kimseye muhtaç değilim ,diyor.
-Sen ara belki çoluk çocuk derken farkına varamıyorlardır.Sen daha müsaitsindir,birleştirici ol ara diyorum.
-Evde yaşlı bir köpeğim var,kör artık o bana yetiyor diyor.Dışarı bile çıkmıyoruz ben korkuyorum onu da çıkarmıyorum diyor.Sokak ta da kedilerim yeter di mi diye yanında oturan şişman kadından teyid alıyor.
-Kapının önünden biraz yürür geliriz,korkarım ben çok dışarılara çıkamıyorum,panik atak ta var diyor.
Annesininölmeden önce çok mutlu olduklarını birbirlerine çok destek olduklarını anlatıyor.-Hiç ayrılmadık tam elli iki senedir.Sabırla baktım anneme o da beni hiç bırakmadı diyor.Sesi kırık,biraz üzgün ve neden beni bırakıp gitti serzenişi var.
İri gözlerindeki hüzün iyice belirginleşiyor.
-Biliyor musunuz evi hiç ellemedim,her şeyi aynen eski halini muhafaza ediyorum ama hiçbir şey aynı kalamıyor diyor.En çok da neye üzülüyorum biliyor musunuz?diyor.Meraklı gözlerle dinliyorum.
-Kokusu kalmıyor annemin, yıkamadım bazı şeylerini,çarşaflarını,eşyalarını ama yine de kokusu kalmadı eşyaların üzerinde diyor.Gözlerine yaşlar doluyor.
İçim bir tuhaf oluyor,koku düşünüyorum geride giderken bıraktığın bir tek koku diğerleri hep anılar,beynimizde,soyut sadece ondan hatıra olan kokular!Geride iz olan sadece gidenin kokusu…
Gözlerinde hüzünü, azıcık biriken birkaç damla göz yaşını görüyorsun.Çok üzgün belki de gerçek üzüntünün ta kendisi yavaşça gözyaşlarını siliyor görünmeden çabucacık,ileriye bakar gibi yapıyor.
-Yapacak bir şey yok hepimiz bir şekilde oraya ulaşacağız diyorum.Az değil doksan iki sene iyi bakmışsınız ne mutlu annenize diyorum.
-Biliyorum diyor yaşlı köpeğimde beni yalnız bırakacak…
Sıra geliyor önce ben ardımdan o ve diğer şişman kadın muayenehaneye giriyor.Çıktığımda telaşla onun diğer odaya girişini izliyorum.Dönüyorum aklımda muhafaza edilmeye çalışılan ama artık kalmayan annenin kokusu var…
FundaAKPAMUK/ 24.12.2012/İSTANBUL
26 Aralık 2012 Çarşamba
24 Aralık 2012 Pazartesi
KİŞİSELGELİŞİM BÖLÜMÜNE-SİZDEN BİRİ/// KİTABIM YOLA CIKTI-DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM::))
SİZDEN BİRİ/// KİTABIM YOLA CIKTI-DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM::))
Sıcak bir Temmuz akşam üzeri ,gün batımı,gözlerim kapalı,dalgaların sesini duyuyorum sadece,biraz da insan sesleri denize giren, birazdan gün batacak rüzgar nefesimle birlikte burnumdan içeriye giriyor nefes al nefes al dercesine ,ben buradayım nefes al,ılık ve durmadan esiyor,hiç rahatsız etmeden saçlarımı yalayıp geçiyor,tüm bedenimde hissediyorum,derin derin nefes alıyorum.
Gözlerim kapalı güneş ışığı gözkapaklarımın ardından renklerle oyun oynuyor benimle, sarı,mor pembe ışık ,ışık, durmadan değişerek meşgul ediyor beni,hiç gözümü açmadan bir renkten diğerine değişimi izliyorum,bazen ellerimi güneşe paravan ediyorum renkler maviye,mora dönüşüyor,bazen çekiyorum parlak sarılar sarıyor beni…
Yazmayı düşündüğüm yeni yazıları kafamda toparlamaya çalışıyorum, ne yaparım, nasıl yazıları kitap haline getirebilirim, ulaşmak istediğim kişiler teker teker geçiyorlar düşün dünyamdan ya devamı diyorum, bu yazdıklarımın bir amacı var sizlerle paylaşacağım bir amacı ,o apayrı bir yolun başı…Ya devamı nasıl gelecek, neler yazılacak,neler anlatılacak bu satırlarda?
Kendimiz, değişen farkındalığımız, değişen biz, hayata bakışımız, düşüncelerimiz, yolun neresindeyiz? bulunduğumuz yer ve düşünce tarzı ne?
Kendimizi iyileştirmek, aslında dünyayı iyileştirmektir ; tıpkı dünyanın iyileşmesinin, kendimizin iyileşmesi olduğu gibi… Kendi özümüzle bir bütün olduğumuzda dünyanın ebediyen iyileşmesi nasıl gerçekleşirse öyle… Bu yol ve bu yoldaki insanlara iyi geleceğine inandığım düşünceler paylaşacağım sizlerle. Sakin ve durup düşünen biri olduğumuzda kendimizde farkına vardığımız değişiklikler, küçük denemeler şeklinde her sayfada başka bir farkındalık, sizinle paylaşacaklarım; umarım hepimize iyi gelecek bu paylaşım…
Böyle akıp gitmeye başlıyor kelimeler parmaklarımdan klavyenin tuşlarına yazıyorum,yazıyorum..
Sıcak bir Temmuz akşam üzeri ,gün batımı,gözlerim kapalı,dalgaların sesini duyuyorum sadece,biraz da insan sesleri denize giren, birazdan gün batacak rüzgar nefesimle birlikte burnumdan içeriye giriyor nefes al nefes al dercesine ,ben buradayım nefes al,ılık ve durmadan esiyor,hiç rahatsız etmeden saçlarımı yalayıp geçiyor,tüm bedenimde hissediyorum,derin derin nefes alıyorum.
Gözlerim kapalı güneş ışığı gözkapaklarımın ardından renklerle oyun oynuyor benimle, sarı,mor pembe ışık ,ışık, durmadan değişerek meşgul ediyor beni,hiç gözümü açmadan bir renkten diğerine değişimi izliyorum,bazen ellerimi güneşe paravan ediyorum renkler maviye,mora dönüşüyor,bazen çekiyorum parlak sarılar sarıyor beni…
Yazmayı düşündüğüm yeni yazıları kafamda toparlamaya çalışıyorum, ne yaparım, nasıl yazıları kitap haline getirebilirim, ulaşmak istediğim kişiler teker teker geçiyorlar düşün dünyamdan ya devamı diyorum, bu yazdıklarımın bir amacı var sizlerle paylaşacağım bir amacı ,o apayrı bir yolun başı…Ya devamı nasıl gelecek, neler yazılacak,neler anlatılacak bu satırlarda?
Kendimiz, değişen farkındalığımız, değişen biz, hayata bakışımız, düşüncelerimiz, yolun neresindeyiz? bulunduğumuz yer ve düşünce tarzı ne?
Kendimizi iyileştirmek, aslında dünyayı iyileştirmektir ; tıpkı dünyanın iyileşmesinin, kendimizin iyileşmesi olduğu gibi… Kendi özümüzle bir bütün olduğumuzda dünyanın ebediyen iyileşmesi nasıl gerçekleşirse öyle… Bu yol ve bu yoldaki insanlara iyi geleceğine inandığım düşünceler paylaşacağım sizlerle. Sakin ve durup düşünen biri olduğumuzda kendimizde farkına vardığımız değişiklikler, küçük denemeler şeklinde her sayfada başka bir farkındalık, sizinle paylaşacaklarım; umarım hepimize iyi gelecek bu paylaşım…
Böyle akıp gitmeye başlıyor kelimeler parmaklarımdan klavyenin tuşlarına yazıyorum,yazıyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)