ZAHİR
-Benimle konuştuğunuz için teşekkür ederim diyor.Sizi anlayacak kimse bulamıyorsunuz çoğu kez, beni dinlediğiniz için teşekkür ederim...
Sakin her şeyi anlatmak ister gibi , dinleyen olsa da aktarabilsem der gibi...
Kapıda soruyoruz : -Zahir ne demek ?
Yüzümüz gülüyor ve meraklı birer çocuk gibiyiz her birimiz.
Sırtı yılları yorgunluğu ile eğilmiş biraz, gözlükleri numaranın yüksek olduğunu,görmek ve bakmak için oldukça uzun yıllar yaşamış olduğunu gösteriyor sanki. Siyah önlüğü , elinde süpürgesi ile günlük koşturmaların içinde ama bizim meraklı halimiz, işini bırakıp üst katları bize gezdirmesine mani olmuyor.
Beş yüz yıl önce Musevi cemaatinin buralara yerleştiğini bölgenin Yahudiler için anlamlı olduğunu hatta Haham başının buradan seçildiğini anlatıyor. Her odada yaşanmışlığa , yeni yaptırılmış sandalyeler ve İstanbul manzaraları eşlik ediyor.Üst katta kilise görünüyor fotoğraflarını çekiyoruz, az önce gittiğimiz Kuzguncuk Agios Pandelamion Ayazma'sını ve kutsal suyu anlatıyoruz. Meraklı gözlerle : -Öyle mi ,diyor bak karşımızda ama biz yeni duyuyoruz .İlgi ile bizim aceleyle anlattıklarımızı dinliyor.
Merdivenlerden inerken teşekkür ediyoruz en son ben iniyorum söyledikleri kalbimde takılı kalıyor...
-Biz teşekkür ederiz, çünkü anlatmak istediklerimizi dinleyecek,anlayacak kimse bulamıyoruz çoğu kez deyiveriyor.
Acele ile çıkıyoruz Zahir'den tırmanacak yokuşlar,irdelenecek insanlar,dükkanlar var daha diye ama son sözler takılı kalıyor bende...
İnsanlar ; yaşamları küçücük mekanlar içinde bütün gün aynı işleri yapmakla geçen ,akşamı çoğu kez aynı şekilde tamamlayan insanlar...Bir konuşmanın, bir canın, bir nefesin hayatımızdaki yerini kavramama yetiyor bu sözler...
Mermer bir çeşmeden akan buz gibi sularda ellerimi, yüzümü ve boynumu yıkıyorum bir tür arınma, güne doğal ve temiz olana hazırlanma gibi, nefesim sakin ; dışarıdan gelen doğal ışık ve içeride yanan kristal avizenin ışığı birleşmiş ikonları aydınlatıyor. Çok net değil ışık ama metal çerçevelerin, ikonlardaki yansımaların, kum havuzuna dikilen mumların ışığı günün iyi geçeceği habercileri...
Yüzler gülüyor, sakin ve huzur ile kalbindeki telaş çarpışıyor sanki , su ve ışık dinginleşmene yardım ediyor.Derin bir nefes ile kalın taşlarla yapılmış bu güzel yeri bırakıyorum arkamda, not defterimin yarısı şimdiden doldu ne çok şey var yazacak...
Karşıda Zahir Cafe ; köşede mor renkli eski bir vosvos araba ve çiçekler hoş geldin diyor...
-Zahir ne demek ?
-Görece değil mi? kimseye göre ?
-Belirgin olan, görünen diyor kafenin kapısındaki garson...
Görünen, herkese göre, uzaklığın- mesafenin kişinin içinde belirlediği diye düşünüyorum...Herkese göre farklı olanı, farklı bakışı düşünüyorum yokuşu çıkarken.Ezan sesi derinden Cuma gününe hazırlığı anlatıyor ama hayat çok hızlı ses herkesin kulağına geliyor mu ? acaba diye düşünüyorum yoksa sadece dikkatini çeken mi duyuyor sesi ? bilmem zahir...
Az evvel konuştuğumuz garsonun : -beni çocukluğumda bir Ermeni Usta boğulmaktan kurtarmıştı sözleri geliyor,Tanrı' nın tek , dinlerin ayrı olduğunu söylüyor.
Az evvel Ayazma 'da bir olmayı ve tek Tanrı' nın varlığını konuştuğumuzu anımsıyorum.Dinginlik ve huzur ile karşıma çıkanlarda yakaladığım benzerlikleri belki de aynılıkları demem gerekiyor, fark ediyorum.Cumartesi düğünlerinde hala eski geleneklerin burada kilise çevresinde yaşadığını ve Tanrı' nın birliğine inanan herkesin bu birliktelikleri paylaştığını söylüyor...
Evler resimlerden çıkmış gibi...Her yerde insanların kendi zevkleri,renkleri,eski yaşanmışlıklar yansıyor, balkonlardan,pencerelerden, taş merdivenlerden, çiçekliklerden, boyalı sandalyelerden yaşananlar ve yaşanacaklar sarkıyor...
1970' lerde buralarda yaşamış şapkalı Rosito'nun eldivenleri,şapkaları,giyim ve yaşam tarzı insanların üzerine yansımış; Rosito'nun Düşleri ,'' Evvel Zaman İçinde'' dükkanında gelinlikler,elbiseler,ayakkabılar,şapkalar olmuş merdivenlere kadar size gülümsüyor...
Home and Made 'de etkili doğal kokuları da alıyoruz ve artık bünyemiz bu kadar doygunluğa erişmiş olarak ruhlarımız ve bedenlerimiz bu durumdan hoşnut , mekanımıza dönüyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder